İletişim
akciger kanseri ameliyat oncesi immunoterapi

Akciğer Kanserinde Ameliyat Öncesi İmmünoterapi: Ameliyat Şansı Artabilir mi?

Akciğer kanserinde ameliyat öncesinde uygulanan immünoterapi ve kemoterapi, bazı hastalarda tümörün küçülmesini ve cerrahi tedavinin mümkün hale gelmesini sağlayabiliyor. Nature Medicine dergisinde 26 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan yeni bir araştırma, özellikle ameliyat edilebilirliği sınırda olan akciğer kanseri hastalarında bu yaklaşımın önemini ortaya koydu. 142 hastanın değerlendirildiği çalışmada, başlangıçta ameliyat açısından sınırda kabul edilen 50 hastanın 38’i tedavi sonrasında cerrahiye uygun olarak değerlendirildi.

Akciğer kanserinde tedavi kararı verilirken hastalığın evresi, tümörün büyüklüğü, lenf bezlerine yayılımı ve hastanın genel sağlık durumu birlikte değerlendiriliyor. Erken evrede saptanan ve cerrahiye uygun olan küçük hücreli dışı akciğer kanserlerinde ameliyat, tedavinin temel seçeneklerinden biri.

Ancak bazı hastalarda tümörün büyüklüğü, yerleşimi veya çevre dokularla ilişkisi nedeniyle başlangıçta ameliyat kararı vermek kolay olmayabiliyor. Günümüzde ameliyat öncesinde uygulanan ilaç tedavileri, bu hastaların bir bölümünde cerrahi seçeneklerin yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayabiliyor.

Akciğer Kanserinde Ameliyat Öncesi İmmünoterapi Nedir?

Akciğer kanserinde ameliyattan önce uygulanan tedavilere neoadjuvan tedavi adı veriliyor. Bu yaklaşımın amaçlarından biri, tümörün boyutunu ve yayılımını azaltarak cerrahi tedaviyi kolaylaştırmak.

İmmünoterapi ise bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanımasına ve onlara karşı yanıt oluşturmasına yardımcı olan tedavi yöntemlerinden biri.

Küçük hücreli dışı akciğer kanserinin belirli evrelerinde, kemoterapi ile immünoterapinin ameliyattan önce birlikte uygulanması sayesinde tümörde küçülme veya canlı kanser hücrelerinde azalma sağlanabiliyor.

Bununla birlikte immünoterapi her akciğer kanseri hastası için uygun değil. Tedavi kararı; hastalığın evresine, tümörün biyolojik özelliklerine, hastanın genel durumuna ve diğer klinik bulgulara göre veriliyor.

Yeni Araştırma: Başlangıçta Ameliyat Şansı Sınırlı Olan Hastalarda Ne Değişti?

Nature Medicine dergisinde yayımlanan MDT-BRIDGE adlı uluslararası faz 2 araştırma, ameliyat edilebilir veya ameliyat edilebilirliği sınırda olan küçük hücreli dışı akciğer kanseri hastalarını inceledi.

Araştırmaya evre IIB ile seçilmiş evre IIIB arasında hastalığı bulunan 142 hasta katıldı. Hastalara ameliyattan önce durvalumab adlı immünoterapi ilacıyla birlikte platin bazlı kemoterapi uygulandı.

İlk iki tedavi kürünün ardından hastaların durumu yeniden değerlendirildi. Başlangıçta ameliyat edilebilirliği sınırda kabul edilen 50 hastanın 38’i, bu değerlendirme sonucunda ameliyat için uygun bulundu.

Bu sonuç, başlangıçta cerrahi tedavi açısından güçlük bulunan bazı hastalarda ilaç tedavileri sonrasında ameliyatın mümkün hale gelebileceğini gösteriyor.

Ancak ameliyata uygun bulunmak ile ameliyat olmak aynı anlama gelmiyor. Araştırmada başlangıçta sınırda kabul edilen 50 hastanın 31’ine ameliyat uygulanabildi.

Araştırmada Ameliyat Sonuçları Nasıldı?

Çalışmaya katılan 142 hastanın 106’sı ameliyat edildi. Bu, tüm araştırma grubunun yaklaşık yüzde 75’ini oluşturuyor.

Ameliyat edilen hastaların yüzde 96,2’sinde, cerrahi sınırda mikroskobik olarak kanser hücresi bulunmayan bir çıkarım gerçekleştirildi. Bu durum tıpta R0 rezeksiyon olarak adlandırılıyor.

Ayrıca ameliyat edilen veya ameliyat edilebilir grupta değerlendirilen hastaların bir bölümünde, tedavi sonrasında çıkarılan dokuda canlı kanser hücresi saptanmadı. Bu bulgu patolojik tam yanıt olarak tanımlanıyor.

Ancak patolojik tam yanıt alınması, hastalığın gelecekte kesinlikle tekrarlamayacağı anlamına gelmiyor.

Araştırmanın önemli bulgularından biri, başlangıçta ameliyat açısından sınırda değerlendirilen hastaların bir bölümünün tedavi sonrasında cerrahiye uygun hale gelmesiydi.

Akciğer Kanseri Hangi Durumlarda Ameliyat Edilemeyebilir?

Akciğer kanseri tanısı alan her hastaya ameliyat uygulanamıyor. Cerrahi tedaviye uygunluk yalnızca tümörün büyüklüğüne göre belirlenmiyor.

Ameliyat kararını etkileyen başlıca faktörler arasında tümörün kalp, büyük damarlar veya diğer önemli yapılarla ilişkisi; göğüs içindeki lenf bezlerine yayılımı; hastalığın diğer organlara sıçrayıp sıçramadığı ve hastanın ameliyatı kaldırabilecek kalp-akciğer kapasitesine sahip olup olmadığı bulunuyor.

Bazı hastalarda tümör teknik olarak çıkarılabilecek durumda olsa bile hastanın genel sağlık koşulları ameliyatı riskli hale getirebiliyor.

Bu nedenle akciğer kanserinde ameliyat kararı, göğüs cerrahisi başta olmak üzere ilgili uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesiyle veriliyor.

Ameliyat Öncesi İmmünoterapi Sonrasında Cerrahi Kararı Nasıl Verilir?

Ameliyat öncesi tedavi tamamlandığında hastanın yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu süreçte bilgisayarlı tomografi, gerektiğinde PET-BT ve diğer görüntüleme yöntemleri, lenf bezlerinin durumu ve hastanın solunum fonksiyonları dikkate alınıyor. Amaç yalnızca tümörün küçülüp küçülmediğini görmek değil, cerrahi olarak güvenli ve yeterli bir çıkarım yapılıp yapılamayacağını belirlemek.

MDT-BRIDGE araştırmasında da tedavi sürecinin önemli bir parçasını multidisipliner değerlendirme oluşturdu. Hastaların tedaviye verdikleri yanıta göre ameliyat veya kemoradyoterapi seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu belirlendi.

Araştırmada ameliyat edilemeyen bazı hastalarda kemoterapi ve radyoterapinin birlikte uygulandığı tedaviye geçildi; ardından uygun hastalarda durvalumab tedavisi sürdürüldü.

Bu yaklaşım, akciğer kanserinde tedavi planının hastalığın seyrine ve tedavi yanıtına göre yeniden şekillenebileceğini gösteriyor.

İmmünoterapi Sonrasında Akciğer Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Ameliyat öncesi tedavinin ardından cerrahiye uygun bulunan hastalarda uygulanacak ameliyat yöntemi, tümörün yerleşimine ve çıkarılması gereken akciğer dokusunun miktarına göre belirleniyor.

Akciğer kanseri cerrahisinde açık ameliyatın yanı sıra video yardımlı torakoskopik cerrahi (VATS) gibi kapalı yöntemler de kullanılabiliyor.

Tek kesiden gerçekleştirilen kapalı akciğer ameliyatı yönteminde, uygun hastalarda göğüs duvarına açılan küçük bir kesiden kamera ve cerrahi aletlerle işlem yapılabiliyor.

Ancak ameliyat öncesinde immünoterapi veya kemoterapi uygulanmış olması, hastanın mutlaka kapalı yöntemle ameliyat edilebileceği anlamına gelmiyor.

Tedavi sonrası dokularda oluşabilecek değişiklikler, tümörün bulunduğu bölge, lenf bezlerinin durumu ve cerrahi güvenlik kriterleri yöntemin seçiminde etkili oluyor. Öncelik, kanserli dokunun uygun cerrahi sınırlarla ve güvenli biçimde çıkarılması.

Akciğer Kanserinde Ameliyat Öncesi İmmünoterapi Her Hastada Etkili mi?

Hayır. İmmünoterapinin etkisi, tümörün biyolojik özelliklerine ve hastanın durumuna göre farklılık gösterebiliyor.

Örneğin tümörde EGFR veya ALK gibi belirli genetik değişikliklerin bulunması, tedavi planını değiştirebiliyor. MDT-BRIDGE araştırmasına da EGFR ve ALK açısından belirli değişiklikleri taşımayan hastalar dahil edildi.

Ayrıca kemoterapi ve immünoterapi bazı hastalarda ciddi yan etkilere neden olabiliyor. Özellikle bağışıklık sistemiyle ilişkili akciğer iltihabı, diğer organları etkileyen reaksiyonlar ve kemoterapiye bağlı komplikasyonlar tedavi sırasında dikkate alınması gereken riskler arasında.

Bu nedenle ameliyat öncesi tedavi bütün hastalarda otomatik olarak uygulanmıyor.

Bu Araştırma Akciğer Kanseri Tedavisi Açısından Neden Önemli?

MDT-BRIDGE araştırması, akciğer kanserinde tedavi kararının yalnızca tanı anındaki değerlendirmeyle sınırlı kalmaması gerektiğini destekleyen veriler sunuyor.

Özellikle başlangıçta ameliyat edilebilirliği sınırda olan hastalarda, uygun ilaç tedavileri sonrasında yeniden cerrahi değerlendirme yapılması önem taşıyor.

Bununla birlikte araştırma tek kollu, randomize olmayan bir faz 2 çalışma. Bu nedenle immünoterapi ve kemoterapi kombinasyonunun ameliyat oranını başka bir tedaviye kıyasla ne kadar artırdığını tek başına kanıtlamıyor. Ayrıca hastalıksız sağkalım ve genel sağkalım açısından uzun dönem sonuçlar henüz olgunlaşmış değil.

Elde edilen veriler umut verici olsa da tedavi kararlarının mevcut klinik rehberler ve hastaya özgü değerlendirmeler doğrultusunda verilmesi gerekiyor.

Bilimsel Kaynak

Reck M, Nadal E, Gay CM, ve ark. Neoadjuvant durvalumab plus chemotherapy in resectable or borderline resectable non-small-cell lung cancer: the phase 2 MDT-BRIDGE trial. Nature Medicine. 26 Ekim 2026.

DOI: https://doi.org/10.1038/s41591-026-04742-7


Tıbbi içerik sorumlusu: Prof. Dr. Erdal Okur – Göğüs Cerrahisi Uzmanı

Bu içerik bilimsel araştırmalar temel alınarak bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kararları hastaya özgü uzman hekim değerlendirmesi gerektirir.

Subscribe
Bildir
guest
0 Soru
Inline Feedbacks
View all comments