İletişim

Kapalı akciğer ameliyatı
Akciğer ameliyatları 20 yıldan uzun bir süredir tüm seçkin merkezlerde “Kapalı Yöntem” yani “VATS” ile yapılmaktadır. Prof. Dr. Erdal Okur kapalı akciğer ameliyatını Türkiye’de ilk kez akciğer kanseri ameliyatında da kullanarak kapalı yöntem ile akciğer kanseri ameliyatlarının yapılabilmesinin önü açılmıştır.

Kalp dışında göğüs kafesi içerisinde bulunan tüm organ ve dokuların cerrahi tedavisi ile göğüs cerrahisi ilgilenir. Akciğerler başta olmak üzere mediasten bölgesi, diyafram, nefes borusu, yemek borusu ve göğüs duvarını oluşturan kemik ile kasyapılarında gelişen hastalıkların cerrahi süreçleri göğüs cerrahisi uzmanları tarafından değerlendirilir.

Göğüs cerrahisinin en önemli çalışma alanlarından biri akciğer ameliyatlarıdır. Özellikle akciğer kanseri, akciğer nodülleri ve bazı ileri akciğer hastalıklarında cerrahi tedavi hayat kurtarıcı olabilir. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde akciğer ameliyatlarının önemli bir bölümü artık kapalı yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir.

Prof. Dr. Erdal Okur, İstanbul’da akciğer cerrahisi ve minimal invaziv göğüs cerrahisi alanında özellikle kapalı akciğer ameliyatları üzerine çalışmaktadır.

Akciğer Ameliyatı Hangi Durumlarda Gerekir?

Akciğer ameliyatları, ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan veya cerrahi müdahale gerektiren hastalıklarda uygulanır. Bazı hastalıklar tesadüfen yapılan akciğer tomografilerinde fark edilirken, bazı durumlarda uzun süren öksürük, nefes darlığı, kanlı balgam, göğüs ağrısı ve kilo kaybı gibi belirtiler sonrasında yapılan ileri tetkiklerle tanı konulabilir.

Akciğer ameliyatı gerektirebilen başlıca hastalıklar şunlardır:

  • Akciğer kanseri
  • Akciğere metastaz yapan tümörler
  • Akciğer nodülleri
  • Akciğer kistleri
  • Timoma
  • Mediasten tümörleri
  • Mezotelyoma
  • Pnömotoraks (akciğer sönmesi)
  • Bronşektazi
  • Diyafram hastalıkları
  • Nefes borusu hastalıkları
  • Göğüs duvarı deformiteleri

Özellikle akciğer kanserinde erken tanı ve doğru zamanda yapılan cerrahi tedavi, tedavi başarısını doğrudan etkileyebilir.

Akciğer Ameliyatı Yöntemleri Nelerdir?

Akciğer ameliyatları temel olarak iki farklı yöntemle uygulanır:

  • Açık akciğer ameliyatı (Torakotomi)
  • Kapalı akciğer ameliyatı (VATS / Torakoskopi)

Hangi yöntemin tercih edileceği; hastalığın evresi, tümörün yerleşimi, yaygınlığı ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir.

Kapalı Akciğer Ameliyatı Nedir?

Kapalı akciğer ameliyatı, küçük kesiler aracılığıyla gerçekleştirilen minimal invaziv cerrahi yöntemidir. Tıpta Video Yardımlı Torakoskopik Cerrahi (VATS) olarak adlandırılır.

Bu yöntemde göğüs duvarında büyük kesiler yapılmaz. Kamera sistemi ve özel cerrahi aletler yardımıyla ameliyat kapalı şekilde gerçekleştirilir. Günümüzde özellikle erken evre akciğer kanseri ameliyatlarında ve birçok göğüs cerrahisi hastalığında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Kapalı akciğer ameliyatının sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Daha küçük kesi
  • Daha az ağrı
  • Daha düşük kanama riski
  • Daha kısa hastanede yatış süresi
  • Günlük yaşama daha hızlı dönüş
  • Daha iyi kozmetik görünüm

Özellikle Tek Port VATS gibi ileri tekniklerde ameliyat tek bir küçük kesiden gerçekleştirilebilir.

Kapalı Akciğer Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

Kapalı akciğer ameliyatı sonrası iyileşme süreci açık ameliyata göre genellikle daha hızlıdır. Ancak ameliyat sonrası dönemde bazı noktalara dikkat edilmesi önemlidir.

Hastaların özellikle:

  • Sigaradan uzak durması
  • Solunum egzersizlerini düzenli yapması
  • Doktor kontrollerini aksatmaması
  • Ağır fiziksel aktivitelerden bir süre kaçınması
  • Yürüyüş gibi hafif aktivitelerle hareketli kalması

önerilir.

Ameliyat sonrası dönemde nefes darlığı, ateş, şiddetli ağrı veya uzun süren öksürük gibi şikâyetler gelişirse mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Açık Akciğer Ameliyatı (Torakotomi) Nedir?

Açık akciğer ameliyatı, göğüs kafesinin kaburgalar arasından açılarak gerçekleştirildiği klasik cerrahi yöntemdir. Torakotomi adı verilen bu yöntemde cerrah doğrudan göğüs boşluğuna ulaşır. Bazı ileri evre tümörlerde, büyük kitlelerde veya kompleks cerrahi gerektiren durumlarda açık ameliyat tercih edilebilir.

Günümüzde minimal invaziv tekniklerin gelişmesi sayesinde açık ameliyat gereksinimi azalmış olsa da bazı hastalarda hâlâ en uygun yöntem olabilir.

Açık Akciğer Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi açık akciğer ameliyatlarının da bazı riskleri bulunmaktadır. Risk düzeyi; hastanın yaşı, mevcut akciğer kapasitesi, ek hastalıkları ve ameliyatın kapsamına göre değişebilir.

Açık akciğer ameliyatında görülebilecek riskler arasında:

  • Kanama
  • Enfeksiyon
  • Uzun süren hava kaçağı
  • Solunum problemleri
  • Ağrı
  • Nadir durumlarda yoğun bakım ihtiyacı

yer alabilir.

Ancak deneyimli merkezlerde yapılan ameliyatlarda risklerin azaltılması mümkündür. Bu nedenle cerrahın deneyimi ve hastanenin teknik altyapısı büyük önem taşır.

Akciğer Kanserinde Kapalı Ameliyat mı Açık Ameliyat mı?

Akciğer kanseri ameliyatında hangi yöntemin kullanılacağı hastadan hastaya değişebilir. Günümüzde erken evre akciğer kanserlerinin önemli bir bölümü kapalı yöntemlerle ameliyat edilebilmektedir. 

Kapalı ameliyat yöntemleri hastaya daha konforlu bir iyileşme süreci sağlayabilir. Ancak tümörün büyüklüğü, yerleşimi, çevre dokulara yayılımı ve lenf nodlarının durumu cerrahi yöntemin belirlenmesinde etkili olur.

Bazı ileri veya kompleks vakalarda açık ameliyat daha güvenli ve uygun bir seçenek olabilir. Bu nedenle akciğer kanseri tedavisinde en doğru yaklaşım, hastanın deneyimli bir göğüs cerrahisi uzmanı tarafından detaylı şekilde değerlendirilmesi ile belirlenir.

Akciğer Ameliyatlarının Başarı Oranı Nedir?

Akciğer ameliyatlarının başarı oranı birçok faktöre bağlıdır. Hastalığın iyi huylu veya kötü huylu olması, kanserin evresi, tümörün yerleşimi, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu tedavi başarısını etkileyebilir. 

Özellikle erken evrede tanı konulan akciğer kanserlerinde cerrahi tedavi ile başarılı sonuçlar elde etmek mümkün olabilir. Bunun yanında deneyimli cerrah, doğru cerrahi teknik ve ameliyat sonrası takip süreci de başarı açısından büyük önem taşır.

Modern göğüs cerrahisinde amaç yalnızca hastalığı tedavi etmek değil, aynı zamanda hastanın yaşam kalitesini koruyarak güvenli bir iyileşme süreci sağlamaktır.

Prof. Dr. Erdal OKUR

Prof. Dr. Erdal OKUR