Elon Musk “Cerrahi Bitecek” Dedi: Yapay Zekâ Ameliyathaneye Girebilir mi?
Son dönemde hastalarımdan ve meslektaşlarımdan sıkça şu soruyu duyuyorum: “Elon Musk cerrahinin biteceğini söylüyor, robotlar gerçekten ameliyat yapacak mı?” Öncelikle bu konuda net olmak gerekir. Yapay zekânın ameliyathanede tek başına hasta başında karar veren bir aktör hâline gelmesi için daha çok uzun bir yol var.
Robotik ameliyatlar yeni değil!
Bugün robotlu ameliyatlar zaten yapıyoruz. Robotik cerrahi, günlük pratiğimizin bir parçası. Ancak bu durum çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Robot, cerrahinin kendisi değil; cerrahın kullandığı ileri bir araçtır. Yani ameliyatı yapan robot değil, robotu yöneten cerrahtır. Çünkü cerrahi yalnızca kesmek, biçmek ya da dikmekten ibaret değildir.
Ameliyat dinamik bir süreç
Ameliyat dediğimiz şey statik bir süreç değil, son derece dinamik bir süreçtir. Her hasta farklıdır, her ameliyatın kendi içinde değişen bir seyri vardır. Özellikle tümör cerrahisinde bunu çok net yaşarız. Örneğin tümör bir damarı sarmış olabilir. Bazı vakalarda tümörü damardan ayırmak için özel manevralar yapmak gerekir; çünkü amaç damarı kanatmadan, hayati riski artırmadan ilerlemektir. Bazen tümör damar duvarına yapışıktır, bazen damar içine doğru uzanmıştır. Bu gibi durumlarda her zaman “tamamen çıkaralım” demeyiz. Hayati tehlike sınırı dediğimiz bir çizgi vardır ve cerrah bu çizgiyi anlık olarak değerlendirir. Gerekirse tümörün bir kısmını bırakmak, hastanın hayatı açısından daha doğru bir karar olabilir.
Tecrübeyi robota nasıl öğreteceksiniz?
Bu tür kararlar önceden yazılmış algoritmalarla verilmez. Burada devreye cerrahi tecrübe girer. Benim temel sorum şu oluyor: Bu tecrübeyi robota nasıl yükleyeceğiz? Hangi hastada ne zaman durulacağını, hangi damarın ne kadar zorlanabileceğini, hangi manevranın güvenli olduğunu bir makineye öğretmek teorik olarak mümkün olsa bile bunun pratikte çok uzun yıllar alacağı açıktır.
Ameliyat yoktur, hastanın ameliyatı vardır
Ayrıca her hastanın anatomisi, doku yapısı, damar seyri ve tümör davranışı farklıdır. Cerrahi, standart bir montaj hattı işi değildir. Aynı ameliyatı iki farklı hastada birebir aynı şekilde yapamazsınız. Ameliyat sırasında plan değişebilir, karar anlık olarak revize edilir. Bu da cerrahinin yalnızca bilgi değil, aynı zamanda muhakeme ve sezgi gerektiren bir alan olduğunu gösterir.
Robotun malpraktis davası ne olacak?
Bir diğer önemli konu da işin hukuki boyutudur. Diyelim ki bir robot tek başına ameliyat yaptı ve bir komplikasyon gelişti. Bu durumda sorumluluğu kim alacak? Malpraktis dediğimiz hukuki süreçlerde muhatap kim olacak? Bugün cerrahide sorumluluk nettir; kararı alan ve uygulayan cerrah aynı zamanda sonuçlarının sorumluluğunu da taşır. Bu sorumluluğun bir makineye devredilmesi yalnızca teknik değil, aynı zamanda ciddi bir etik ve hukuki sorundur. Bu soruların henüz dünyada net yanıtları yok.
Elon Musk’ın açıklamalarını ben cerrahinin tamamen biteceği şeklinde değil, cerrahinin dönüşeceği şeklinde okuyorum. Yapay zekâ ve robotik sistemler cerrahinin çok önemli yardımcıları olacaktır; görüntüyü daha iyi gösterecek, hareketleri daha hassas hâle getirecek, bazı riskleri azaltacaktır. Ancak insanın karar verdiği, sorumluluk aldığı ve süreci yönettiği cerrahinin yerini almaları yakın gelecekte gerçekçi değildir.
Sonuç olarak cerrahi bitmez. Cerrahi dönüşür, gelişir, teknolojiyle birlikte evrilir. Ameliyathanelerde yapay zekâ olacak, robotlar olacak; ama tek başına hasta başında karar veren, sorumluluk alan bir “robot cerrah” kavramı için hem bilimsel hem hukuki hem de etik açıdan henüz erken bir dönemdeyiz.